29 Mayıs 2014 Perşembe

kuş

kanatlarına mavi ışık yansıyan kuş
beni de al
beni de al ne olur
sonra bırak, en mavinin tam ortasında
kanatlarına mavi ışık yansıyan kuş

28 Mayıs 2014 Çarşamba

mavi

yazmak üzere alıyorum elime kalemi ama ne mümkün!

eviriyor çeviriyorum halbuki içime sıkışmış kelimelerim var, şuraya tam bağrıma oturmuş,
lakin yazamıyorum...

o halde acemice de olsa çizeyim diyorum;

önce lacivert bir göz çiziyorum içi ışıklarla dolu pırıl pırıl ama hep uzaklara bakan,

ardından bir dudak çiziyorum belki konuşur benimle diye fakat ketum,

bir yüz çiziyorum, bomboş ve  ifadesiz...


ve kapılar çiziyorum hep kapalı,bir ışık hüzmesini bile sızdırmayan, kilitler vurulmuş kat kat üzerine.

sonra diyorum bir deniz çizebilir miyim acaba?

başlıyorum mavi bir noktayla, akıyor boyalarım fırçamdan oluk oluk ufku okyanusa karışıyor,

beyaz köpüklerinde dağılıyor tüm sıkıntım...

uzak bir ülkelerin kıyılarına yanaşmış bembeyaz bir kağıt gemiden inerken bitiriyorum resmimi...

21 Mayıs 2014 Çarşamba

umut

yazıp yazıp siliyorum
ne söyleyeceğimi bilemiyorum
bildiğim bu derin hüzün...
hüznümün nedenini mevsimlere bağladım
güzdendir dedim, kıştandır dedim
yaz geldi hala niye...
yaşamın getirdiklerine, götürdüklerine,
hayli zaman önce eyvallah demiştim...


.....
bu günler geçecek biliyorum...
bunları yazarken kendimde en sevdiğim huy, umut diye geçti içimden...




19 Mayıs 2014 Pazartesi

öyle bir an

bazen geliyorsun aklıma, 
büsbütün silmek güç biliyorsun!
o anlarda sigaralar söndürüyorum
beynimin hatırlayan her hücresinde..

15 Mayıs 2014 Perşembe

göçük

ben böylesi derin acılarda
akıl değil yürek tutulması yaşıyorum
yüreğim eziliyor, yutkunamıyorum, soluk alamıyorum.
salakça istatistik tutuyorum
ikiyüzyetmişdört ev direksiz kaldı
en az iki çocuktan beşyüzkırksekiz çocuk babasız
bu açıklanan rakamlara göre
hissettiğim rakam binlerce!
olası kaos çıkmasın diye yanlış verileri verdiklerini reyhanlıda
ve daha nice yerlerde, çok sonra yerel kaynaklardan öğrenmiştik
bu politikanın gereği mi bilinmez
lakin acının yanında, derinden yaralayıcı
acıyı paylaşabilirim ama düştüğü yeri çok daha derin yaktığını bilirim...

çok denecek söz var da, ne yeri, ne de zamanı...

fakat usta bir yaşam bu kadar ucuz kılınmamalı...

14 Mayıs 2014 Çarşamba

rindler

Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde;
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter.


Y.K.Beyatlı



13 Mayıs 2014 Salı

mayıs

 mayıs sabahlarında kıştan bile daha çok üşür oldum!
içim titriyor, kalbim titriyor...
istemsiz buğular,yaşlar gözlerimde!

oysa ki mayıs demek benim için
iğde kokulu sabahlara uyanmak demek
ıhlamurların yanından geçerken camları sonuna kadar açmak demek
ve hanımellerini beklemek demek!




7 Mayıs 2014 Çarşamba

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Eminönü


klasik bir Eminönü ritüeli
bütün ara sokaklarını ve hanlarını arşınlayıp
vapurda soluk almak nereye gittiğinin bir önemi olmadan
sonra çok ilgim becerim olmasa da en güzel martı pozunu yakalamaya çalışmak
bir kuple İstanbul'la bereber...

güzel bir mayıs gününde İstanbul'u solumak ve yüzüme vuran nemli rüzgar
iyi geldi, çok iyi geldi...


2 Mayıs 2014 Cuma

şimdi biraz zırvalayacağım

"insan pek çok defa sever de ömründe, sadece bir defa aşık olur"

hani ömür biçiyorlar ya aşka, üç yıl beş yıl diye!

eğer başka duygularla karıştırılmıyorsa saf aşksa ömür boyudur.

başka hayatlara salınsa da bedenler,

kalpte kalır, ruhta kalır, akılda akılır bir şeyler,

o yüzden diyorum aşk bitmez diye...

kalan bir şeyler muhakkak vardır ve o hep kalacaktır...

herkesin içinde böylesi birikintiler olduğundan, bu ihanet, aldatma aldanma değildir

kalandır...