24 Ağustos 2017 Perşembe

yirmidört sekiz ikinibonyedi

bazı şeyler var içimde öfke ataklarına neden olan.
bir dinlemeyen insanlar
iki dinler görünüp anlamayan insanlar
üç dinleyip anlamadığı halde sormayan insanlar..
dört her şeyi kader kısmet nasiple açıklamaya çalışanlar..
beş g*tü gözü fıldır fıldır olup ahlak bekçiliği yapanlar
altı yalan dolanla kendini uyanık diğerlerini aptal görenler
yedi sırnaşık yüksek egolu hayata dair hiçlik içinde olanlar
sekiz sığ bilgileriyle derin nasihatler vermeye kalkanlar
dokuz kendini görmeden başkaları için öyle böyle konuşanlar
vs.
vs.

sonra dün Mercan'da
gördüğüm hamal geldi aklıma
yo hayır acımadım
acımak çok incitici bir duygu
yalnızca üzüldüm
belki bu işi yaparken kaybetti
belki başka bir kazada
belki kolu olmadığı için başka işe almadılar
belki türlü türlü sebepleri vardır daha
yanımdan hızla geçerken boş gömlek kolu koluma çarptığından mı bilmem
bakakaldım
yaşam, hayatlar, hikayeler
herkesin hikayesi ve kavgası birbirinden çok farklı
kimi neden en son model telefonum ayakkabım oyum buyum yok bunalımında
kimi de yaşam mücadelesine kaybettiği uzvuna rağmen devam ediyor yada etmek zorunda kalıyor.




18 Ağustos 2017 Cuma

onsekiz

bak onsekizi de geldi ağustosun
saymayacağım günleri demiştim
bilinç saymasa da
bilinç altı sayıyormuş..

bir başıma
kaldırdım kadehimi
çoğul yalnızlıklarımıza..


17 Ağustos 2017 Perşembe

15 Ağustos 2017 Salı

onbeş sekiz ikibinonyedi

aşkın gelişinin bildiğim gibi
ayrılığı da bilmiştim sende
bilemediğim bunca zamandır normale dönememem
halbuki neler geliyor geçiyor başımızdan, gönlümüzden..
derin üzüntülerin ardından,
hiç gülemeyecek gibi olan hisselerimiz ne kadar sürüyor..
direnmiyorum
lakin çok zor...


14 Ağustos 2017 Pazartesi


aklımda yokken,
önce aklıma,
sonra kalbime girip darmadağın edeceğini bile bile hemde
izin verdiğim günlerin miladı yaklaşırken
kızgınlıklarımın olmasına karşın nefret veya kötü bir duyguyu hissedemem
üstüne üstlük özlemem affedilir bir şey değil.

anlayan, yargılamadan dinleyen, bir dostunun olması büyük lüksmüş
yaşarken de kıymetliydi ama kaybedince daha iyi anlıyor insan.

bunaldım boş konuşmalardan, kalabalıktan
yalnızlığa ihtiyacım var!
inadına kalabalık inadına gürültülü..


herkes gibisin..





11 Ağustos 2017 Cuma

onbir sekiz ikibinonyedi

bu kadar yorgun, güçsüz ve çaresiz hissetmemiştim kendimi
bu saplantı mı bilmiyorum
böyle bir şeyi bu yaşıma kadar hiç yaşamamıştım üstelik!
sana benzetiyorum bazen birilerini
bu bazen bir alman milletvekili oluyor
bazen de bir etnik müzik sanatçısı
tuhaf değil mi
çok özledim varlığının her halini
ama yeni yaralar açamayacak kadar mecalsizim..


9 Ağustos 2017 Çarşamba

dokuz sekiz ikibinonyedi

Bu gün  sabah erken saatte kafamı dağıtmak için işi bahane ederek Eminönü'ne geçtim.
pasajlarda aksesuarlara baktım bir çok dükkana girip çıktım işten güçten lafladım esnafla
sonra Mercan'dan Beyazıt'a doğru yürüdüm bizim mağazaya uğramak için normal zamanlarda bu yolu kullanmam ben direkt Sultan Ahmet'e çıkarım..

Bir an duraksadım aynı perspektif aynı binalar, aynı meydan,
burada biz yan yana yürümüştük seninle ve
alışveriş yapmıştık İzmir'deki açacağın mağazan için.
iki hafta önce gerçekte değil üstelik rüyamda..
altı veya üstü ne diyor bilincimin ama
tuhaf bir dejavu yaşadım.
ve devrelerim yandı o saatten bu saate!


Öyle böyle geçiyor günler, geceler, ömürler...



kalbim

3 Ağustos 2017 Perşembe

üç ağustos

sevdiklerim ve ailem için dünyanın en gurursuz insanı olabilirim
bunu gerçekten yapabilirim
fakat kalpte ve düşüncelerde farklı hesapları hissedersem
işte o zaman
elim kolum dilim bağlanır