29 Nisan 2014 Salı

orkide





İşin arasına orkide sıkıştırdım pişman değilim!





nisan

bu senenin nisanı gibiyim
yağmak isteyip de yağamayan
yüreğim sıkılıyor, 
gözüm buğulanıyor ama akmıyor
çok fena yakıyor, 

28 Nisan 2014 Pazartesi

yorgunum

güzel şeyler yazmak istiyorum
havanın pusuna rağmen,
işin ve işi iş olmayan kişilerin olanca negatifliğine rağmen!

bugün pazartesi ve ben seni çok özledim
salı da özlüyorum,
tıpkı her gün özlediğim gibi...

leylekleri gördüm, bu yıl ilk kez
göçleri neredeyse bitmek üzereyken,
hem de umudumu kestiğim bir anda!

zaman çok uygun olmasına rağmen
bakmadım kültür gezilerine
halbuki bu yıl canım fena Viyana çekiyordu bu mevsimde
vals de güzel olurdu
lakin yorgunum çok yorgun...
denize, tuza, kuma,
uzun bir tatile, tembelliğe ihtiyacım var
iki üç gün kurtarmayacak gibi.
leyleklere bakarken bunlar geçti içimden..






acı

eş dost çalışıyor
dünya  çalışıyor benden sana, senden bana götür- getir için
duyduklarıma kulaklarımı tıkayayım diyorum..
bunca zamanın hukuku, kızgınlığımız, küslüğümüz de olmuştur önceleri de
lakin anlamıyorum, anlamayacağım da!
bu kadar üzmeyi nasıl isteyebilir bir insan...
nasıl bir hırs?


25 Nisan 2014 Cuma

özlem

ilk sen arardın
ilk sen gelirdin yanıma
her yıl bugün!
bu yıl bugün,
öyle buruk,
öyle yalnız ki!

güzel dostum
koca yürekli dostum...

23 Nisan 2014 Çarşamba

neden?

yine birikti, öfkem, kızgınlığım, kırgınlığım!
kimseye değil, sana!
Ve sen durmadan bunu daha da arttırmak için çabalıyorsun görüyorum..
sadece merak ediyorum neden?

bu defa patlayan ben olmayacağım...
kazıyan kanırtan olsan da
sessizliği seçiyorum bunu bil istedim!


tüm bu olumsuz duyguları toprağa gömeceğim
suya akıtacağım...

sana dair iyi duygularımın yanında kalırsa bu duygular,
bir sarmaşık gibi saracak ve etkisi altına alacak,
buna çok yatkınım bu ara...

kin ve öfke yüktü biri olmak istemiyorum!
yalın ayak toprakta yürümem gerek....



22 Nisan 2014 Salı

ışık

Zaman geçtikçe daha çok arıyorum,
biliyorum keşke demeye mahal vermeyecek şekilde sıkıydı dostluğumuz!
Birlikte olduğumuz bazı zamanlarımızı, başka insanlarla, başka arkadaşlarla paylaşırdık da
birbirimizin duru aklına ihtiyaç duyduğumuz anlar, sadece ikimiz olmalıydık!
Özel çaba ile hep bunu böyle kılmayı başarabilmiştik..
Şimdi bunları yazarken yüzümde o anıların tebessümü, içimde dinmeyen ağıtım..
Birlikte yapmayı düşünüp da yapamadığımız çok az şeyin kalması ayrı bir iç huzur veriyor..

Senin yaşam direncin, mücadelen, kişiliğin, tevekkülün...
Sonunda kaybetmiş gibi görünsen de kazandığını biliyorum,
böyle olmasını istemekten dilemekten değil, öyle hissediyorum...
yaşamımın sonuna kadar bütün bunlar, benim ışığım olacak, sevgili dostum...



18 Nisan 2014 Cuma

can sıkıcı durumlar

bir ölünün yatağı sıcak daha sımsıcak!

ama hayat bir şekilde tüm hızıyla akıyor...

birazdan hiç istemediğim bir konuşma yaparak
bir çalışanımın işine son vereceğim...
şu an kalbim sıkışıyor!
iş dünyasının kötü gerçekleri,
sabahtan beri tasarruf politikası demek yerine
kırk türlü asılsız kulp taktım
gerekçeyi içimi rahat ettirecek sebeplere dayandırmak için ama olmuyor..





15 Nisan 2014 Salı

beşer şaşar

bu döngü böyle mantıken
doğar yaşar, yaşayamaz ölürsün!
bazen doğum esnasında,
bazen bir ay, üç ay, beş ay
üç yıl, beş yıl,  otuzbir yıl otuzsekiz yıl!
bazen doksan, yüz yıl sonra illaki ölürsün...

giden gider o da üzgündür sevdiklerinden uzakta olacağı için
ama boyu değişmiştir artık
zaman kavramı değişmiştir
beşerin bilinmezini biliyordur...

ya arda kalanlar
inanca göre bazı tanımlar var evet kabul!
ne hisseder?
üşür mü?
yalnızlık çok daha derin bir hal mi alır?
konuşmak isteyince konuşabilir mi?

14 Nisan 2014 Pazartesi

kabak

kabağın bile bir tadı vardır
bu benim geçen günlerime nazaran...


11 Nisan 2014 Cuma

erken

daha dün gibiydi
hayır dündü,
sesini duyalı!

peki bugün o musallada yatan kim?
sen olamazsın diyorum inkar ediyor tüm idrakim!

lakin, yavrum kınalı kuzum diye ağlayan,
dışına akıttığından çok içine akıtan ağıdını,
yaşını anneni görene kadar...

"her ölüm erken ölümdür" demişler
sen çok erken bıraktın be canım

benim can dostum canım dostum
nezih, naif arkadaşım..

seni çok özleyeceğim.. 

10 Nisan 2014 Perşembe

.

...........................
Bu kadar uzun diye düşünürken
.
Bu kadarcıktır bazı hayatlar!
Ve öyle doldurur ki dünyayı başka hayatları...

Varken de çok kıymetlidir ama yokluğu derin bir oyuktur...

Nur içinde uyu meleğim...

9 Nisan 2014 Çarşamba

dair

özleme dair,
hüzne dair 
çarelere, çaresizliğe dair hiç bir şey yazmak istemiyorum
mutlu değilim ama mutsuzum da diyemiyorum...
doğa bahara uyanmışken!
ben neden kıştan kurtulamıyorum?

4 Nisan 2014 Cuma

hiç

nasıl bir psikoloji?

bir insan hiç, hiç, hiç diyerek sayıklar mı?
sayıklarken kendi sesinden uyanır mı?
böyle başladı uzun cumam
yoğunluktan aklıma gelmedi şu saate kadar
şimdi mıhlandı beynime,
neyin hiç haliydi bu?

narkozdan ayılırken bile sayıklamayan bünye!
bir iki yılda ne hale geldi?
ahlanıp vahlanmayacağım,
bu da bir milat olsun bana!


3 Nisan 2014 Perşembe

toprak


   Her an ölmeye hazır gibi yaşamak ve aynı zamanda her anın  tadını doyasıya çıkarmak demekti benim için.
Hayattan pes edince insan bırakmayı istiyor her şeyi. Tutunacak bir şeyi kalmayınca toprağa dönmeyi arzuluyor.Yok olup hiçliğe karışmayı umuyor.


Kabile / Eddi Anter sf25











1 Nisan 2014 Salı

şarkılar

şarkılar  diyorum usta, her notasında insanı ele geçiren şarkılar...

sözlerinden çok sesin müziğin insanın hücrelerini kanırttığı şarkılardan bahsediyorum usta!

şarkılar diyorum usta, şarkılar ne güzeldiler değil mi?