biliyorum aslında konu benden bağımsız
yalnız düşüncelerimin muhatabına diyemediğimden olsa gerek
kendime yerli yersiz aptal demem..
biliyorum aslında konu benden bağımsız
yalnız düşüncelerimin muhatabına diyemediğimden olsa gerek
kendime yerli yersiz aptal demem..
"Birisinin hüngür hüngür ağlayarak kurduğu bir cümlenin, hiç kimsenin gönlüne değmemesi kadar canım yandı o gece. Sonra, gırtlağımda yüklemi olmayan bir cümle ile eve döndüm. İnsan aptal gibi hissedince eve döner hep."
Zihnim narkozda gibi duyuyorum görüyorum konuşuyorum da hepsinin farkında gibiyim lakin hiç bir şeyden mesul değilmiş gibiyim.
Az önce kendimi tutamadım neye ağladığımı bir nedenini tutturamadan hıçkırarak hem de bu da böyle bir gün olsun ömür hanemde biraz kırgın fakat kabullenmiş kendi yapabilirliğim dışımdaki her durumu ve insanların her halini..
Ne gören var ne bilen
Bir kokuyum büyülü
Yelle savrulup gelen
Ne diriyim ne ölü
Ne gören var ne bilen
Bir düş ya bir düşünce
Düğüm çözülür hemen
Elimi değdirince
Ne okuyup ne anlarsın
En iyi kafaların
Ne kolay yanılması
Ne Gören var ne bilen
Çıplak bir göğüs birden
İki gömlek arası
Evet arkadaşım, dostum, ablam bu gün on beş eylül,
sen bırakıp gideli bugün tam yirmi bir yıl olmuş halbuki bir kaç gün önce dinletmiştin konserden canlı arkadaş şarkısını o gün gibi aklımda kulağımda.
varlığınla gücüme güç katanımdın birlikte çok güzel günlerimizin olması teselli veriyor lakin boşluğu doldurmuyor..
şakasını yapardık zevzek zevzek, hızlı yaşa genç öl, cesedin güzel olsun! çok güzeldin uyuyor gibi..
eylülde en üşüdüğüm gün bugün..
sarı günlerden kahve rengi günlere geçerken sevdiğim mevsimdi sonbahar.
şimdi seviyor muyum, sahi neyi seviyordum ben?
üzüm buğulu eylülü mü ve hala seviyor muyum eylül denizini?
içimden hiç sevmek gelmiyor bu yıl, hala yorgun duygularım..
Dinginim yalnız dinlenmiş değilim henüz.
dünya ya yorulmak için gelmiş olabilir miyim?
Zihni mi kalbi mi mütemadiyen yorduğuma göre..
belki toprağa karışırken dinlenirim
hiç belli olmaz en güzel çiçeği ben yeşerteceğim diye gübremle bir gayrette de olabilirim..
Bazen yazdıklarımı geriye dönüp okuduğumda beni çok üzdüler diye mızmızlanan çocuk gibi hissediyorum.
İnsan olup, üzülmeyen çok azdır bu zamanda diyorum sonra.
Yine de çok yapmamaya çalışıyorum,
geri ile başlayan şeyleri sevmemeye başladım mesela..
geri dönüşleri
geri vitesleri
geri zekalılığı
tekrar etmemeye çabalıyorum...
Bundan sonra ayrılıkları hüzünleri değil sevinçleri mutlulukları büyütmek istiyorum. Yoruldum doktor , kalbim beynim tüm hislerim ve duygularım... Uyumak istiyorum mesela tüm yorgunluklar bastırınca uyuyamıyorum daha yorgun bir güne başlıyorum...
Uykusuz yollar gidiyorum, bakıyorum pencereden bilmediğim sokaklara, aşağıda kümelenmiş ışıktan ibaret köy mü, kasaba mı şehir mi adını bilmediğim yerlere sahi hangi ülke hangi toprak? rüyanın mı gerçeğin mi içinden geçiyor yollarım...
Yol insanı büyütür doktorcuğum bunu sen de biliyorsun lakin bir kere de ben demek istedim belki büyüdüğümü duymanı istedim...
sevgili künlük, kün de olmak demekmiş
olanları ve hissettiklerimiz naçizane aktardığımıza göre pekala künlük olabilirsin gönül koyma.
öz dilimde de gün ışığı ve güneş anlamında
hoş kendi lisanımdan başka bir lisan özentimde yok gerçi kendiliğinden çıktı bunlar bunlar var ya hep zihnimden saçma sapan çıkıveriyor. Bazen eğlendiriyor bazen baskın düşüncelerden kaçışım oluyor kelime oyunları..
Kaçmak çok mümkün olmasa da zihin oyalanması demek daha doğru olur..