9 Haziran 2026 Salı

dokuz haziran 2026

 bu çok yorulmuş kalbim,

birden bire duruverecekmiş gibi..

Eskiden belirli bir yaşa gelmiş erkekler ceplerinde alacak verecek defterleri taşırmış,
birden ölüm gelirse arta kalanlar alacağını vereceğini bilsin bu dünyanın yarım hesabını kapatsın diye..
Şimdi de taşımak gerek doktor, maddi alacak vereceğe çok girilmiyor eskisi kadar, kişilerden çok bankalara, bankalar da hemen buluveriyor yakınını.
Lakin dostluğunun, güveninin, sevgisinin hoyratça hiç edilmesinin hesabını da görmek gerek.

"Sevmek sevilmekten yeğ" diyor pek çok düşünür, ardından da ekliyor sevilmenin insana nasıl değer
kattığını. Bunda cimrilik etmişlerden hesap sormalı mesela..



Vira Vira

22 Mayıs 2026 Cuma

yirmi iki mayıs 2026

 insan bir kere doğup

bir kere mi ölüyor?

ben sayısını unuttum doktor

sen şahitsin.

kaç kere zerrelerime dağılıp

topladığımı kendimi.


Kim Bilir

13 Mayıs 2026 Çarşamba

11 Mayıs 2026 Pazartesi

On Bir Mayıs 2026

Eskisi gibi çarpmıyor artık kalp,

Eski kalpte yok zaten.

O duyguların dolup taştığı,

Her kırgınlıktan sonra sevmeye nedenler bulan,

O kalp.

Artık yok.

Şimdi o günleri düşününce

Koca bir boşluk 

Ve hissizlik hali

Özlem yok,

Kızgınlık yok,

Hiç bu kadar duygusuz kalmamıştım

Biraz öfke saklasaydım

Özlem arada mesela..

Bu duygusuzluk, hissizlik hali

Rahatsız edici..




Sazlıklardan Havalanan

29 Nisan 2026 Çarşamba

yirmi dokuz nisan 2026

 Azlık da çokluk da öldürür

tıpkı güneşin azının soldurup

çoğununsa yaktığı gibi.

İnsanda da böyle midir?

Saksıda kırmızı bir gül fidanı aldım

Küçük prensin  çiçeği gibi

Nasıl koruyabilirim büyütebilirim

endişeleri dolaştı zihnimde

sonra endişenin insana nasıl zarar verdiği geldi aklıma

olduğu gibi ben gibi yaşatacaktım

susadığında suyunu yeteri kadar güneşini, bazen rüzgarını verecektim

bazı zamanlarda arttırdığım sigaranın küllerini onun için biriktirecektim

böcekler sarmasın hasta etmesin diye mesela.

bir kaç gündür akşamları bir iki kelam eder oldum onunla

bende alışık değilim bitkiyle konuşmaya o da değildir herhalde..

gerçi ben alışkanlıklardan da korkan biriyim bir kaç yıldır,

sigarayı bile bazen arttırıp bazen hiç içmemem de bu sebepledir belki..

yaşayıp göreceğiz birimiz ölene kadar...


DESTİNA..


.


17 Nisan 2026 Cuma

on yedi nisan 2026

 ne yapaydım 
kendimi feda mı edeydim
feda edilenler değersizlerdir
kim kendini başkası için feda ederse
karşı tarafta egoyla karışık acıma uyandırır
bu insan onuru için yaşamsal arterlerini koparmak gibi bir şeydir
o nedenle kişi
çok sevdiğine bile feda etmemeli kendini
kendi çocuklarının yetişkinlik evreleri dahil.
fedakar insanları neden severiz bir düşünün
kendi isteklerini bir kenara koyup bizimkisini öncellediği için,
burada çıkar ilişkisi değil de saf sevgiden söz edilebilir mi?


Derdim Gizli




8 Nisan 2026 Çarşamba

Sekiz Nisan

zihnimden geçip bazen buraya düşen kelimelerimden ziyade
okuduğum bir kitap, özellikle şiirler neden bu kadar kalbime dokunuyor diye düşünürken
bir aydınlanma yaşadım demincek.
Bir başkasının da benim hissettiklerime benzer şeyler hissetmiş olması,
dolması, taşması, çareli, çaresiz halleri duygudaşlık yaratıyor bu yakınlık etkiliyor en çok beni..
Sadece bana özel gibi hiç kimsenin bilmediğini hissetmediğini sandığım duygular başkalarınca da
hissedilmiş kelimelerle ne de güzel anlatılmış..


3 Nisan 2026 Cuma

Üç Nisan

 İnsan sıkı sıkıya sarıldığı acısının 
artık çözülmeye eskisi gibi acıtmamaya başladığında ki panik 
acıya alışmaktan mı 
unutmaktan mı?


Ucuz Roman



26 Mart 2026 Perşembe

kişi kendinden bilir işi

 bazen bağzı kişiler yarana dokunabilir miyim der nazikçe
ve sen iyileştireceğini sanırsın izin verirsin
halbuki sürekli kabuklarını kaldırarak geçmez izler bırakmaktır amacı
bunu çok geç anlarsın
iş işten geçtikten sonra
sonrası yine kendine kızmalar hırpalamalar...
ilk başta uyanamamış olabilirsin
iyiden daha çok kötü şeyler yaşamışta olabilirsin, kızma sakın
insanı iyi olarak düşünmek suç değil, olması gereken de bu değil midir?
"kişi kendinden bilir işi"


bize ne oldu

24 Mart 2026 Salı

samimiyet


güven tek başına açılan kapı değildir

 samimiyet güvenin ilk kapısıdır.

Samimiyet ise duygu, davranış ve niyetin uyumlu bütünlüğüdür.


vay...

11 Mart 2026 Çarşamba

yansıma yanılsama

 bu uzun süren acıma bir neden daha buldum az önce kalbim burnumun direği sızlarken hem de

bazen tam anladığını düşünürdüm bunu böyle hissettirirdi, onca zamanın sonunda hiç anlamadığı

ve hepsinin bir manipülasyondan ibaret olduğu mış gibi, miş gibi hallerden öte olmadığını anlamak

bana bir şey kazandırır mı acıyı anlamlandırmak ya da tam vedayı getirir mi?

 Alain de Botton beyin dediği gibi aslında benim anladığım şekli

belki karşımızdaki kişi hep nötrdü ve biz anlam yükledikçe kendi sevgimizin yansımasıyla seviyor

gibi anlıyor gibi anlamlandırmaları da bizzat kendimiz yapıyoruz, belki kendimiz kendimizi yanıltıyoruz.



unuturuz

6 Mart 2026 Cuma

iki yıl kış mı olur, altı cemre düştü..



dibi kazımıştı tüm duyguların

aşksa aşk

ihanetse ihanet

kızgınlık

öfke

yaşanacak her şey yaşanmıştı

dahası var mıdır diye düşündürmeyecek kadar.

Tüm vedaları,

bitti

hoşça kala sığdırdım.

ne uzun cümlelerim vardı

kısaldı

kısaldı

ah kadar

bile

kalmadı..




Derdim Gizli


13 Şubat 2026 Cuma

ayrı ayrı

insanın bağzı bağzı 
burnunun direği
yüreği
sızlar
bu normal
hafıza sadece
beyinle ilgili değil
burnun da
yüreğinde
ayrı ayrı hafızaları vardır.
hepsi aynı anda hatırlayınca fena
işte bu zamanlarda
üzerlerinde söndürüyorum
sigaralarımı 
ayrı ayrı.


9 Şubat 2026 Pazartesi

6 Şubat 2026 Cuma

Tren

 bir tren penceresinden izleyerek geçiyorum tüm yaşamımın içinden

bazen hızlı bazen yavaş lakin hiç durmadan..


"Tren kullanırken kullanmayı öğrenmenin süresi çok kısa, fren yapmayı öğrenme süresi çok uzun sürüyormuş" tonlarca kiloluk makine, 

tıpkı bizim yürümeyi öğrendikten sonra duramamız gibi şimdi yavaşlamayı öğretmeye çalışıyorum 

kendime.

Bir gün Eminönü'nde fark etmiştim insanların yavaşlığından homurdanırken, sorunun insanlarda değil 

şahsen bizzat kendimde olduğunu, o aydınlanma anını unutmuyorum hiç!


Kulağımdaki müzik


14 Ocak 2026 Çarşamba

ondört ocak ikibinyirmialtı

 Düşündüm dün çokça düşündüm kendi kendimi soktuğum düşünce girdaplarını, nasıl kendimi dibe doğru ittiğimi. söylemde başkalarının düşüncelerini önemsemezken bilişselde önemsediğimi tabii ki ilk kendime itiraf etmeliydim. Bunu için doğduğum evi ailemi suçlamayacağım bir yetişkin olarak eskiden belki yetiştirilme tarzından onların etkisi olabilir lakin şimdi bu yaşta çocukluğumu mu gençliğimi mi suçlayayım? Düşünceler canımı yaktı, kalbimi parçaladı, çok ağlattı tıpkı cerahat gibi gibi aktı. Sizde de olur mu bilmem, bana mı özgü? Ağlamak istersin ağlarsan rahatlayacağını bilirsin ama bir türlü ağlayamazsın kaç gündür hatta haftalardır böyleydim. 



sakinleştim

20 Kasım 2025 Perşembe

Hakikat

 insanın hakikatten kaçması

hakikatin ne olduğunu bildiğinin mi göstergesi 

bilmediğinin mi?

bilemedim!



everybody knows



19 Kasım 2025 Çarşamba

Zincirlikuyu

bugün ikindi namazına müteakip 

bir dostu yolcu etmeye gitmişken

Murat Soydan'ın kabrinin önünden geçtim

O'na ve tüm gidenlerine okudum duamı yeşilçam'ın.



12 Kasım 2025 Çarşamba

4 Kasım 2025 Salı

gözlem

 Kendi geçtiği yolları ve hikayesini unutanlar aynı yolları geçenleri ve hikayesini yazmaya çalışanları,
acımasızca eleştirmesi ne kadar ironiktir.


28 Ekim 2025 Salı

yirmisekiz on ikibinyirmibeş

 Uzun uzadıya yazmak istediklerim ve konuşmak istediklerim var gibi
sonra yorgunluğum geliyor zamanın kısalığı,
kısa ve net olsun cümlelerim..
hikayeleri severim hayal ürünü olanları lakin gerçek olanın dramatik şekilde hikayeleştirilmesine
ve uzun uzadıya anlatılmasına da tahammülüm yok
bir olayı durumu kişisel düşüncesini döndüre döndüre bir kaç kere anlatanlara tahammülsüzüm

Çok dinleyen ve hatta çok dert dinleyen biri olarak dolmuş taşmış sabrım sanırım bundan dolayı
kendimi kınamıyorum bizzat yeter bu kadar dert ve dertli diyorum.



Eylülzede




20 Ekim 2025 Pazartesi

yirmi on ikibinyirmibeş

 niye bu kadar uzun sürdü kırgınlığım kime kırgınım? 

devam etmesini tüm kalbimle istediğim duygularımın kalbimde dona kalmasına mı?

belki kısa sürede atlatamamın nedeni kendimi üzüntümü kırgınlığımı çok önemsemem ve yapışıp kalması

insanlar ne kayıplar veriyor canından can veriyor, benim bu ayrılığı bu kadar önemsemem ve bunca 

vakittir atlatamam bir miktar kibir, varlığını bastırmaya çalıştığım egomdur belki, bunula da yüzleşmem

 gereklidir, kim bilir..



Je l'aime




8 Ekim 2025 Çarşamba

öfke

 öfkemin nedenini biliyorum

bu nedenden bile kaçıyorum..


29 Eylül 2025 Pazartesi

aptal!

 biliyorum aslında konu benden bağımsız

yalnız düşüncelerimin muhatabına diyemediğimden olsa gerek

kendime yerli yersiz aptal demem..


Hayat Ben Sana Hazırım..

 

Ev

 "Birisinin hüngür hüngür ağlayarak kurduğu bir cümlenin, hiç kimsenin gönlüne değmemesi kadar canım yandı o gece. Sonra, gırtlağımda yüklemi olmayan bir cümle ile eve döndüm. İnsan aptal gibi hissedince eve döner hep."

"O Sensin"

22 Eylül 2025 Pazartesi

yirmiiki eylül

 Zihnim narkozda gibi duyuyorum görüyorum konuşuyorum da hepsinin farkında gibiyim lakin hiç bir şeyden mesul değilmiş gibiyim.

Az önce kendimi tutamadım neye ağladığımı bir nedenini tutturamadan hıçkırarak hem de bu da böyle bir gün olsun ömür hanemde biraz kırgın fakat kabullenmiş kendi yapabilirliğim dışımdaki her durumu ve insanların her halini.. 


Baheçedeki Sandal


Ne gören var ne bilen

Bir kokuyum büyülü

Yelle savrulup gelen

Ne diriyim ne ölü


Ne gören var ne bilen

Bir düş ya bir düşünce

Düğüm çözülür hemen

Elimi değdirince


Ne okuyup ne anlarsın

En iyi kafaların

Ne kolay yanılması


Ne Gören var ne bilen

Çıplak bir göğüs birden

İki gömlek arası




15 Eylül 2025 Pazartesi

onbeş eylül

 Evet arkadaşım, dostum, ablam bu gün on beş eylül,

sen bırakıp gideli bugün tam yirmi bir yıl olmuş halbuki bir kaç gün önce dinletmiştin konserden canlı arkadaş şarkısını o gün gibi aklımda kulağımda.

varlığınla gücüme güç katanımdın  birlikte çok güzel günlerimizin olması teselli veriyor lakin boşluğu doldurmuyor.. 

 şakasını yapardık zevzek zevzek, hızlı yaşa genç öl, cesedin güzel olsun! çok güzeldin uyuyor gibi..

eylülde en üşüdüğüm gün bugün..






12 Eylül 2025 Cuma

Yorgun

 sarı günlerden kahve rengi günlere geçerken sevdiğim mevsimdi sonbahar.

şimdi seviyor muyum, sahi neyi seviyordum ben?

üzüm buğulu eylülü mü ve hala seviyor muyum eylül denizini?

içimden hiç sevmek gelmiyor bu yıl, hala yorgun duygularım..

Dinginim yalnız dinlenmiş değilim henüz.

dünya ya yorulmak için gelmiş olabilir miyim?

Zihni mi kalbi mi mütemadiyen yorduğuma göre..

belki toprağa karışırken dinlenirim

hiç belli olmaz en güzel çiçeği ben yeşerteceğim diye gübremle bir gayrette de olabilirim..


Bozcaada


Geri'lik

 Bazen yazdıklarımı geriye dönüp okuduğumda beni çok üzdüler diye mızmızlanan çocuk gibi hissediyorum.

İnsan olup, üzülmeyen çok azdır bu zamanda diyorum sonra.

Yine de çok yapmamaya çalışıyorum,

geri ile başlayan şeyleri sevmemeye başladım mesela..

geri dönüşleri

geri vitesleri

geri zekalılığı 

tekrar etmemeye çabalıyorum...


Şubat

8 Eylül 2025 Pazartesi

Sekiz Eylül 2025

 Bundan sonra ayrılıkları hüzünleri değil sevinçleri mutlulukları büyütmek istiyorum. Yoruldum doktor , kalbim beynim tüm hislerim ve duygularım... Uyumak istiyorum mesela tüm yorgunluklar bastırınca uyuyamıyorum daha yorgun bir güne başlıyorum...

Uykusuz yollar gidiyorum, bakıyorum pencereden bilmediğim sokaklara, aşağıda kümelenmiş ışıktan ibaret köy mü, kasaba mı şehir mi adını bilmediğim yerlere sahi hangi  ülke hangi toprak? rüyanın mı gerçeğin mi içinden geçiyor yollarım... 

Yol insanı büyütür doktorcuğum bunu sen de biliyorsun lakin bir kere de ben demek istedim belki büyüdüğümü duymanı istedim...


The Railway Station



1 Eylül 2025 Pazartesi

günlük, kelimeler, vs..

 sevgili künlük, kün de olmak demekmiş

olanları ve hissettiklerimiz naçizane aktardığımıza göre pekala künlük olabilirsin gönül koyma.

öz dilimde de  gün ışığı ve güneş anlamında

hoş kendi lisanımdan başka bir lisan özentimde yok gerçi kendiliğinden çıktı bunlar bunlar var ya hep zihnimden saçma sapan çıkıveriyor. Bazen eğlendiriyor bazen baskın düşüncelerden kaçışım oluyor kelime oyunları..

Kaçmak çok mümkün olmasa da zihin oyalanması demek daha doğru olur..


kırgınım saçılmış bir nar gibi..

28 Ağustos 2025 Perşembe

yirmisekiz sıfırsekiz ikibinyirmibeş

 iyi değil lakin kötü de diyemiyorum,

gençliğinden hayata yeni başlamışlığından ötürü izin konusunda çalışma koşulları konusunda tolerans  gösterdiğim hep teşvik edici olduğum personelin kendi iş tanımında olan şeyleri yapmamak istemesi büyük bir hayal kırıklığı oldu. iş aktine son vermekten öte neden diye sorgulatıyor, yanlış olan nedir pek çok deyimle atasözüyle açıklanabilecek durum mu hasıl oldu? Bazı insanlara bazı şeyler ağır gelir ve taşıyamazlar nezaketi iyiliği bile ne acı..



düşüncelerimle müziklerin denk gelmelerini seviyorum



27 Ağustos 2025 Çarşamba

19 Ağustos 2025 Salı

sigara


yine öküz oturmuştu yüreğime

kış kışlar, iş yoğunluğu toplantılar hatta işten akşam dokuz gibi çıkmak bile

zihnimde çakılı anıları bir milim bile kıpırdatmadı

sigara üstüne sigara..

bugünlerde doktor sigarayı fena arttırdım ayda bir paket, haftada bir oldu.

bilahare bir vakit bırakacağım ama bugünlerde canım hiç bırakmak istemiyor..

bıraktığım o kadar çok şey var ki

alışıncaya kadar nefes nefes eşlikçim..


sigara



18 Ağustos 2025 Pazartesi

onsekiz sıfırsekiz ikibinyirmibeş

 yalnız değil bir başıma

memnun değil

lakin

şikayetçi hiç değil

karmaşadan kaostan 

yalandan dolandan 

yapaylıktan uzak

olabildiğince kendime yakın..

kendinden başka kimsesi yok kimsenin,

bunu her geçen gün daha iyi öğretiyor zaman..


Nazdrovi

15 Ağustos 2025 Cuma

Gülünç

bakıyorum
görüyorum
hissediyorum,
fark ettirmeden
oyun kurmaya çalışanların
ne kadar gülünç 
oynadıklarına
şaşırmıyorum
asıl şaşırdığım
bu oyunlara
inananların
gülünç halleri...

oyun sahnede olmalı gerçek yaşamda değil



13 Ağustos 2025 Çarşamba

gülüş

 bir insanı  aydınlık, ışıklı gösteren yegane şey gülüşü

üstü başı kirli olsa da güneş gibi parlatıyor içten bir gülüş

göz kamaştırdığı da oluyor bazı bazı

güneş gözlüğü takmayınız gülen birine bakarken

o ışık huzmeleri ruhlara şifadır..


gülmek için...



8 Ağustos 2025 Cuma

6 Ağustos 2025 Çarşamba

Rüya güya

 Sen rüyama geliyorsun
bomba patlama sesleriyle irkiliyorum 
her yer toz bulutu savaş!

kalp ile beyin arasındaki savaşım hala devam ediyor mu?

bittiğini düşünürken...



Sundance

4 Ağustos 2025 Pazartesi

bu dünya ile ilgili hiç bir şey sonsuz değilken üstelik!

insan düşünsel ve fiziksel mahremini paylaştığı, ağladığı, güldüğü birinin 
kendisini anladığını sevdiğini, düşünmesi normal olan değilse nedir?

Hep duygularımızı, kendimizi tetikte mi tutmalıyız,
hep yalnız mı olmalıyız hiç güvenmemeli miyiz?

bu çok yorucu doktor
şu güven meselesi
etraf kalabalık olsa ne yazar güvendiğin kimse olmadıktan sonra!

sevmek mi, güvenmek mi?

sevgin aşkın büyürken güvenini de aynı oranda büyütemediğinde, kalp kırıklığı, parçalanma dağılma çok şiddetli oluyor tecrübeyle sabit!
alışmıyorsun da bu duyguyla ve kabulle yaşamayı öğreniyorsun
buna tecrübe, olgunluk, tevekkül bir sürü kelime ile kabulü kolaylaştırıcı cila çekiyorsun..

........

gerçekliği tüm açıklığıyla bilirken insan kendini ne kadar kandırabilir?
kandıramaz, bağımlılık mı, menfaat mi, korkular mı hangi duyguyla üç maymunu oynar peki?

Mutsuz beraberliklerin, evliliklerin, ev arkadaşlığı ile devamının asıl meselesi nedir?

ölümü kabulle yaşayan bizler sevdiğimiz şeylerin sonsuz sürmesini isteriz ve ya biz isteyinceye kadar sürmesini bu da bir paradoks değil mi?
bu dünya ile ilgili hiç bir şey sonsuz değilken üstelik!





 




26 Temmuz 2025 Cumartesi

tüm fotoğraflar

 Az önce tüm fotoğrafları, eşyaları attım ağlamam sanıyordum bunca zaman sonra yine çok ağladım. 

Dün gece rüyamdaydın birlikte değildik  seni görüyordum yakından sendin biliyordum ama yüzün yoktu. Uyandığımda sana olan duygularımın bittiğine yordum ve ondan cesaretle fotoğrafları ayıklama ve atma işine giriştim, tek ama senin çektiklerini bile attım. 

 Yine sarsıldım,

sahicimiydi hiç bilemeyeceğim bir önemi varmış gibi saçma bir merak işte!




22 Temmuz 2025 Salı

yirmiiki sıfıryedi ikibinyirmibeş

 insanın en iyi hali gübre olmalı

mezarlıklara baksana,

nasıl yeşil

var olmaya devam etmek için mi,

hala bu dünyadan kam alma gayreti mi?

bilinmez..


Asla asla Dememeli


17 Temmuz 2025 Perşembe

Onyedi Temmuz İkibinyirmibeş

 Niye böyle oldu ki

ağlarken buldum kendimi

ağladığıma hayret ederek ağladım..

gerisini hatırlamıyorum sızmışım uykusuzluktan..

günlerdir gördüğüm tuhaf rüyalar,

yorsa da direniyorum..

FARZET


14 Temmuz 2025 Pazartesi

13 Temmuz 2025 Pazar

Onca zaman bunca yalan nasıl?

 Bitişler çok üzücü kötü bir hal alsa da üzücü

Verilen onca sevgi, değer, emek, zaman..

Geçirilen güzel günler yalana dolana bulaşmamış olanlar..

Sahi insan bunca zaman yalan söyleyebilir mi?

Yalan söylemek sanıldığı kadar zeka işi değil bir seçim ve kişilik!

Benim kendime ve karşımdaki çocuk olsa dahi saygımdan tercih etmediğim bir şey onun iç huzursuzluğunu ilk söylediğim yalanda sevmemiştim 13-14 yaşımda pembe beyaz olanları istemeyerek ender kullansamda sevmedim bende ki duruşunu ve söyleyenlerden de uzaklaşmayı zamanla öğrendim. 

Tekrar soruyorum insan sevdiğini söylediği kişiye onca zaman bunca yalanı nasıl söyler???


YALAN YALAN 

20 Haziran 2025 Cuma

rapor yoksa deport

 insanlar kendini bilmiyor doktor, rapor lazım aynı ehliyet almak için alınanlardan hatta daha detaylı.

hayatı yaşarken başkasının hayatını zindana çevirenler bir adada filan tutulmalı, kendi yaşamı ve

 duygularından başka hiç bir şeyi düşünmeyenler başka bir adaya konmalı.

Tutarsızlar bir istasyonda bekletilmeli, olumlu hal alırsa  ona göre konumlandırmalı mesela!




hepsi yorgunluktan en çok insanlardan yoruldum..





.



4 Haziran 2025 Çarşamba

hezeyan

 hiç anlaşılmadığını anladığın bir ilişkiden gittikten sonra,

acaba anladı da anlamazdan mı geldi? gibi saçma düşünceler yokladığında

def etmek gerekir!

bu acaba çok daha acımasızdır çünkü

içinde ne sevgi ne aşk ne de merhamet vardır..

bu kadar kanırtmaya gerek yoktur!


birden

3 Haziran 2025 Salı

Dilek

 doğum günü dileklerin önemli

ne dilediğini unutma 

bir gün hiç beklemediğin anda mucize gibi oluveriyor..

o an öyle düşünüyorsun

sonra en büyük sınavın oluyor

belleğine kazıyorsun acıta acıta...


nereden geldi aklıma bu haziran günü


yine sevebilirim..


30 Mayıs 2025 Cuma

otuz mayıs ikibinyirmibeş

 teşhisi koymak 

iyileşmeyi istemek

pozitif olmak

her zaman iyileştirmiyor doktor..

can kırıklarıyla dolu kalp,

muhtelif vakitlerde batırıyor kıymıklarını

kanatıyor, acıtıyor

gülerken bile,

içine içine akıtıyor..

yaşam böyle bir şey belki

çokta şey etmemek lazım

düşünmek, hissetmek

öylesine yaşayıp gitmek gerekli belki de..


kulağımdaki müzik





7 Mayıs 2025 Çarşamba

parçacık

 dağılmak en küçük parçalarına kadar,

ayrılmak

çözülmeyi hızlandırır mı?

çatlaklarla atıl durmaktan iyidir belki,

karışmak toprağa denize..

ve yeniden hayat müjdesini verir toprak her yıl yaptığı gibi...



Hiç Konuşmadan






23 Nisan 2025 Çarşamba

Yar'a Değil Yara!

 dün iyileşmiş sandığım 

yokmuş gibi davrandığım

yarama baktım.

kanıyordu

darmadağınım..

o kanadıkça ben ağladım

ben ağladıkça o kanadı.

umarım,

iyileşmeden önceki son evrededir.


Nilüfer

16 Nisan 2025 Çarşamba

yol

 vardığın yerle övünürken geçtiği yolları unutmak, egonun galibiyeti olsa gerek

oysaki varılan yeri, kat edilen yolun, manzarası, çukuru, çamuru, ferahlığı,

soğuğu, güneşi, çiçeği, böceği değerli kılıyordu..


9 Nisan 2025 Çarşamba

icat micad vs.

yalnızlık sevip umudunu yitirenlerin icadı

bu sebepten yalnızlık

çok incinenlerin sığınağı..






bir kızıl goncaya...

4 Nisan 2025 Cuma

bittik biz!

 benim en  korktuğum aldatılmaktı 

senin korktuğun ise terk edilmek

birbirimize yaşattık acıta acıta

suçlamayacağım.

korkularım mı yaşattı bunu

ondan dolayı, bundan ötürü mü bilemeyeceğiz

bildiğimiz,

bittiğimiz...


Melankoli

3 Nisan 2025 Perşembe

mevsim

 Mevsim kayması sadece doğada mı oluyor insan ruhunun da mevsimlerinde kaymalar olabiliyor..

Her şeyin birbirine girdiği dün yaz iken bugün kara kışa uyanıyorsun tıpkı ruhum gibi belki ruhlardaki bu karmaşa da mevsimlerden ötürü, bir sebep bulmak gerekiyor bu bitmeyen melankoliye hüzne bir dayanak lazım. İşaret parmağını sallayarak aslında tüm suçlu sensin demek rahatlatır mı?

Bu yetişkinlik mi ergenlik mi, annemize şikayet ettiğinde tüm sıkıntılarımız bitiyor muydu?

Benim hafızamda böyle şikayetlerim yok, olmadı hiç!

Hiç sorumluluk almayan insana yetişkin diyemiyorsak, haddinden fazla sorumluluk alana da en yetişkin mi demek gerekiyor..

Halimden şikayetçi değilim lakin bazen bir isyan kaşıyor ruhumu..



İsyan Ettim Hayata

21 Mart 2025 Cuma

zerre

 Daha çok parçalanayım diye bu kadar yükseltmişsin,

Zerrelerime kadar dağılınca anladım.

mutlu musun?



dediler ki

20 Mart 2025 Perşembe

Filim değil film

merak edilen bir filmin baş karakterleriydik ne kadar senaryoyu sızdırmasakta bir şekilde 
direkt veya endirekt meraklı gözler, sorulu sözler vardı etrafımızda.

ne güzel filmdi
ne sahici oynadık
ne sahici sevdim,
canımı acıta acıta..





19 Mart 2025 Çarşamba

eski neşe..

o çekip gitme duygusu


eski neşesine bir türlü kavuşamayan kalbim

saçıp savurdu buraya gelene kadar

içindeki şarkıları şimdi gündelik hayatın sade gürültüsü,

kuru düzeni kuşatırken sessizliğimi ardına saklandığım

kelimeler kadar bir hayat.

ölmeden önce okunacak,

yazılacak bir kaç kitap.

M. MUNGAN



Seni Kalbimle...

7 Mart 2025 Cuma

Sıla

 Üzücü nedenle de olsa 16 yıl aradan sonra memlekete gitmek ruhumda hiç ummadığım duyguları hissettirdi. 

Sıla dedikleri bu olsa gerek bir zamanlar oynadığım bahçeli evler artık kalmasa bile ilk gittiğim okulumu görmek ve ilk öğretmenimin ruhuna dua okumak sanki yapılması gereken bir görevi yapmanın rahatlığını verdi. 

İnsanlar uzak yakın akrabalar tanıdıkların tek sorusu anlaşmışçasına beni bildin mi? Bilinmek önemliydi bilemediklerime de gönül koymasınlar diye bildim dedim bile isteye. Nuri Bilge Ceylan filmleri gibi uzun sessiz monologlar ve İç Anadolunun o her şeyi kadere bağlayan kederli mutluluğun ne olduğunu unutmuş kavruk insanları hepsi bir birine benzeyen. 

Çıplak dağlarında yürümeyi sevdiğim yaylalarına da yolum düşse dedim çocukluğumdaki gibi gece samanyolunu izlemek isterim. İyi geldi zaten yolculuk bana hep iyi gelir. 


Söyle Sunam

28 Şubat 2025 Cuma

Neşe

huysuz ihtiyarlar pek sevilmez bu huysuzluğun en önemli belirtilerinden biri gençlerin sesine 

kahkahasına tahammülsüzlük olsa gerek! 

Ortak kullanıma mahsus alan, toplu taşımada ve ya kafe restoranlarda hemen biri çıkıp sessiz

olun biraz diye uyarıyor kızıyor azarlıyorlar, bizim zamanımızda bıdı bıdısıyla!

taşkınlık değil kastım lakin içten taşan coşku ve neşe bizim türlü sorunlarla, kaygılarla, yitirdiğimiz

unuttuğumuz o neşe bir zamanlar bizim de içimizde vardı. Okuldan dönerekten otobüste, kütüphanede 

bile ağzımızı kapatsak dahi taşan o neşe, ota çöpe güldüğümüz, hiç bir şeyin yedeğinin 

olmadığı her şeyin özenli olduğu güzel günler.

Kanın kaynamasından mıydı, o devirle mi ilgiliydi, bilmem? Güzel günlerdi bunu bilirim..









24 Şubat 2025 Pazartesi

saygı en çok kime gerekli?

 Yolunun hiç ayrılmasını dilemediğin biriyle yolunu ayırmak ve bir  daha kesişmeyeceğini bilmek can yakıyor.

Haklı olmak bile acıyı hafifletmiyor..

ne acı bu kadar tükenmeseydi

ne uzun yıllar severdim ben seni 

elimi kolumu bağlamasaydın!

saygı mühim,

insanın kendine saygısı en mühimi doktor

belki başkasının yüzüne has bel kader bakar da insan

kendi yüzüne bakacak yüzü olmalı.


ne tuhaf

Koku

 Neden benim midem uzun zamandır bulanıyor diyordum,

ara ara gelen resif koku nereden diye bakınıyordum, hep yukarıya baktığımdan görememişim, boğazımıza kadar  insanlığın çürümüşlüğünün kokusuymuş.

Geldik Sonuna Kadar… 

17 Şubat 2025 Pazartesi

Korkak mı?

 bir gün bu dünyayı istemesem de terk edeceğimi bilmek bilinciyle diretmemeye başladım

gürültüden, huzursuzluktan, negatiflikten, kavgadan, kibirden, sevgisizlikten, hissedince uzaklaşıyorum.

bunu öğrenmek çok zamanımı aldı.

yalnızlığın huzurunu seviyorum, aile, eş, dost, arkadaşın çoğu anlatma gayretinde dinleme zahmetleri yok

bunu fark edince hemen mesafe ayarını yapabiliyorum artık!

Eskiden kaçmanın hepsinin kötü bir şey olduğunu kaçanların korkak, güçsüz olduğunu sanırdım, 

bazı kaçmaların güçlülerce yapıldığını biliyorum.

huzurun peşinde olanların yapabilecekleri güçlü eylemlerden birisi olduğunun idrakinde olmak hafifletiyor.


tesadüf bu şarkı çıkınca burada durmalı dedim..

yalnız


5 Şubat 2025 Çarşamba

Alacakaranlık gibi

öylesine sığ bir suda battı gemim bir tahta parçasına tutunmuş ya su da çözülerek çürüyerek ölmeyi bekleyecektim 

ya da kurtulmak için çabalayacaktım.

durarak ölmektense hareket ederek ölmeyi seçtim çıktığım kara, biraz alacakaranlıkta sabahtan önceki 

hal gibi aydınlanacak az daha beklemeliyim ...




23 Ocak 2025 Perşembe

geriye bakarak yol gidilmez

 tutsaklık, tutunmaktan türemiş olsa gerek şu an hiç araştırmadan yazıyorum.

özgürlüğün temel prensibi bırakmayı bilmek sanırım bıraktıkça özgür

tutundukça tutsak oluyoruz. Bu bazen bir kişi veya kişiler, bazen bir nesne!

 neyi tutuyorsan o senin hükümdarın...

şimdi kendime tutundum, ne çok ihmal ettiğimi görünce içim ezildi biraz ama acımadım

idrak ne zaman kazanılmışsa öncesine vahlamamak gerek yoksa geriye bakarak yol gidilmez.

 aralıkta alınan kararlar koca bir boşluk şimdi aydınlanma biraz biraz.

hafiflemiş hissetmek bu histen suçluluk duymamak güzel..




bu hava da gidilmez (Nazancığım her havada gidilir)



20 Ocak 2025 Pazartesi

ah

kalbim düşüncelerim bir dişlinin içerisinde ezilirken çıkan ahlarım çokça buraya yazdıklarım..

mutlu hikayeler yazılmış mıdır, benim bilinç altı seçimlerim mi hep mutsuz hikayelerdi?

gerçi kalben gelişmiş insan da mutluluğunu pek yazmaz, yazamaz. Bu kadar mutsuzluğun içerisinde 

kaybı olanın yanında olanınla, övünmek gibi gelir, doğru mu yanılış mı bilemem?

bize öyle öğrettiler..


16 Ocak 2025 Perşembe

onaltı ocak ikibinyirmibeş

"insan kendi kötüsünü bilir, 
bildiği kötüsüne, bir başkasının kötü demesini istemez!"




9 Ocak 2025 Perşembe

8 Ocak 2025 Çarşamba

Vasatlığın antibiyotiği sanat olmalı..

 Benim mücadelem sanırım daha çok vasatlıklaydı

ortalama olanı sevmemek kibir değil ama bu vasatlığı fark ettiğim an uzaklaşmak çabasında oldum.

o nedenle ilk aklıma gelen ilk beğendiğimi herkes beğenir düşüncesiyle daha detaycı oldum sanırım,

bu çoğun insanı yorsa da sürüye dahil olmama ferahlığı veriyor insana..

yaşamlarımız ortalama bir ailede başlıyor ve katılıyorum ailenin bilinç ve vizyonu insanın geleceğini de 

şekillendiriyor çoğunlukla..

Çocukken müze, konser, sergi görmüşle görmemişin gelişimi sanata bakış açısı bir olmuyor maalesef.

Sanat ise insanın ruh ve hayal dünyasını derinleştirip farklılaştırıyor ufkunu sonsuzluğa açıyor..


Piyano Piyano..


7 Ocak 2025 Salı

Onur boş bir gurur değil kişiliğin omurgasıdır...



 Aydın Boysan'ın ölümünün 6. yılını Şu sözüyle analım:

 "Hızır gelip de ömrümün bir bölümünü tekrar yaşama fırsatını verse ben ilk yılları seçerim. Patlak ayakkabılarım, yarı aç midem, üşüten giysilerimle Cumhuriyet’in ilk yıllarını. Çünkü saygın bir ülkenin onurlu vatandaşlarıydık"


20 Aralık 2024 Cuma

20 Aralık 2024

 Bunca zamandır boşu boşuna yürüdüğünü anlamak tarifsiz acı

yürürken her şey sahici gibiyken mutlu olduğunu düşünürken

ne masallarda ne de gerçekte o ülkenin hiç var olmadığını öğrenmek 

insan kaç yaşında olursa olsun sarsıcı

bu ülkenin adı aşk, sevgi ve ya güvendi.



16 Aralık 2024 Pazartesi

Onaltı oniki ikibinyirmidört

 * başkalarını önemsemediğini belirtmek aslında önemsediğinin kanıtı gibi söylem değil eylem gerektiren 

bir tavır bu.

* Düşünsel ve eylemsel enerjini kendi yaşamına, huzuruna odaklamak ve kendi mutluluğun için

 çabalarken yakınların çevrendeki seçtiğin bazen de seçmediğin (toksin kişiler hariç) insanlarla da

 iletişime ihtiyacın var durum böyle olunca onların kaygı mutsuzluk ve ya sorunlarına da kayıtsız

 kalamıyor insan, kalabilmesi için narsistik boyutunda bencillik gerek diye düşünüyorum.

* dünyaya, yaşama, çevreye tüm canlılara duyarlı olup insanların ne dediğine ne yaptığına kayıtsızlık

kendi ırkını reddin nirvanası olsa gerek bu da ayrı bir konu..



arkada çalan

22 Kasım 2024 Cuma

Atlas dünyayı omuzlamayı kendi mi seçti?

 hepimiz kendi dünyalarımızın atlasıyız

habire yüklüyoruz

ağırlaştırıyoruz gün be gün yükümüzü

köle değilsen ve

kölesi değilsen hiç bir şeyin

kimse yükleyemez kendinden gayrı yüklerini..

kişinin kendi bile kendi isyanından korkar

lakin özgürlük 

hep isyanların ardından gelmiştir...

Sahip olduğumuzu düşündüklerimiz

kaybetmekten korktuğumuz her şeyin esiri olduğumuz bu çağ

en büyük kölelik çağı değil mi?

şimdi dinlediğim şarkı da burada dursun



9 Ekim 2024 Çarşamba

dokuz ekim ikibinyirmidört

 Kıskançlık kendi gösteremediğin başarıyı hazmedememek ve ilerlemek için çaba göstermemek 


bunun için ilkel bir duygu demeyeceğim onun yerine daha cüretkar bir laf ederek zeka geriliği diyorum.

İlişkilerde ki kıskançlıkta çok gereksiz ve tüketici, tüketip insanın ağzını acıtan tabakaya kadar 

inmemek lazım ağızdaki hoş lezzet hatırlanmalı.

Bu biriktirilen acı tat insan ağzının florasını bozup ve güzel tatları bile algılatmıyor.


7 Ekim 2024 Pazartesi

Güz Sancıları

görevler, beklentiler, istekler;

benden hep bir şeyler beklenildiğinden olsa gerek beklentisizim..
gönüllüsü olduğum veya olmadığım tüm görevlerden ve hatta
zorunlu olanlarından bile istifa etmek şu ara en çok istediğim şey..
İsteklerime gelince sadece dinginlik ve sessizlik istiyorum şu an
maddi hiç bir isteğim yok.
Bu isteğimi evrenin ulu yaratıcısı umarım yanış anlamaz 
ve mutlak sonumu çok da öne almaz çok uzun uzadıya kalmak gibi bir isteğimde yok
lakin çok hızlı yürüdüm şimdi ise daha yavaş yürüyerek manzaranın tadına varmak istiyorum
derin derin solumak doğanın nefesini..

Yorgun bir insan bundan başka ne isteyebilir ki?

Anlaşılmak mı?

Kimler anlaşılmış ki? Ben anlaşılayım!
Yakınında ki ailen, sevdiklerin anlıyor mu ki? uzağında ki anlasın!

Umudumu insana dair kaybedeli bir hayli oluyor, insanın bencilliğini de bir miktar anlıyorum
kendini görmemesini anlamıyorum bu kafa saksı değil içindeki de henüz toprak değil
biraz kullanın!
ve kalp bu dünya ile uyumsuzluğumun müsebbibi 
daha hissiz,
sağır
ve
kör olmayı isterdim..






3 Ekim 2024 Perşembe

Erdem


erdemli bir insanın erdemi nasıl ölçülür?

hiç bir olaya, olumsuz ortam ve duruma maruz kalmayan 

hep saygın kalmayı başarmış kişilere erdemli demek bana biraz kolaycılık gibi geliyor.

Bayağılığın içinde kendini kaybetmemiş, alçaklığın hainliğin içinde doğrudan yana olmuş, 

düzen bozulduğunda erkten yana olmamış, yuvarlak konuşmak yerine doğruyu konuşma cesaretinde olan 

için erdemli demek çok daha doğru geliyor.

sonsuz bekleme odası



1 Ekim 2024 Salı

bir ekim ikibinyirmidört

 bazen kaskatı duygusuz beton gibi

koşuşturmalar ajitasyon zırlamalar bağırış çağırış 

hiç duygu emaresi belirmiyor içimde..

bazense günlerce ağlayasım geliyor

bir reklama bir kedi videosuna okuduğum bir kitaba

beni ağlatan kısmını defalarca okuyarak hem de ağlayabiliyorum.

gülmek mi?

gülmeyi de iyi bilirim lakin istediğime


zihnim de bedenim de yoğun, yorgun..

yine uzun yürüyüşlerin vaktidir...


23 Eylül 2024 Pazartesi

"o köprülerin altından çok sular aktı"

 aynı kişi olmayı marifet sayarken bir yandan da değişime övgülerde bulunanları çok hayretle karşılıyorum bu nasıl çelişkidir!

"o köprülerin altından çok sular aktı" derken bir köprüyü bir insan gibi de algılıyorum.

yaşanılan iyi veya kötü her hangi bir olaydan sonra veya seyredilen bir film, okunan bir kitap, 

gidilen görülen bir yerden sonra ben, aynı ben olamıyorum mesela.

İnsanlar ve onlara gereksiz güvenin boşa çıkmasını saymıyorum bile!

Yaşım zihnim duygularım değişirken aynı kalmak mı?

bu koca bir savsata...


Masar

5 Haziran 2024 Çarşamba

05.06.2024

 evin kapısını kapatınca dışarıda olmuyor kimse,

kalbinin kapısını kapatınca dış kapının dış mandalı oluyor...

maharet tüm kapıları kapatıp hapsetmek değil

kime açacağını bilecek kadar beşer şaşarı tanıyabilmek

kanaatimce..

3 Haziran 2024 Pazartesi

 Bu duvar ne böyle

Baştan başa yeşil

Baştan başa yasemin, hanımeli

suya daldırır gibi

elimi uzatsam

geçecek gibi

dalların, yaprakların çiçeklerin arasından

bahçene..





Sabahçı kahvesi 

22 Aralık 2023 Cuma

yirmiiki aralık ikibinyirmiüç

 ben on iki yaşıma kadar çocuktum

on iki yaşımdan sonra almışlardı çocukluğumu

daha orta birinci sınıfa okula giderken koca koca adamların 

salyalı laf atmalarını anımsıyorum nefretle

ev oturmalarına gelen bazı akraba tanıdıkların kötü bakışlarını hissettiğimden beri nefret ederim

tüm akrabalardan.

bu klişe İç Anadolu mantığından da nefret ettim kıyamasam da annemde bu düşüncelerin baskınlığından da!

İç Anadoluluğun güzelliği çoktur Nuri Bilge Ceylan filmlerindeki gibi ama o kadar kadersel boyun eğişleri vardır ki celladına boyun uzatırken sormazlar hiç suçum nedir diye her şeyi itirazsız kabul edişleri çok öfkelendirir beni.

bilmiyorum ne tetikledi bunlar geldi şimdi aklıma

çocukluğumun üzerinde üç on yıl geçmişken özledim sanırım çocukluğumu oyuncağım yoktu lakin, oyunlarımı..

ip atlamayı, seksek oynamayı, çelik çomak....

4 Aralık 2023 Pazartesi

dört aralık ikibinyirmiüç

Öznesi olmayan cümleler gibi boşlukta
içimde birikenler
haykırmak istiyor muyum,
akıtmak içimdeki biriken kızgınlıklarımı?
bazı şeyler buna bile değmiyor
affediyorum
ve bağımı koparıyorum
istemiyorum peşimden gelmesin,
bıraktığım noktada ister yeşersin
ister kendi zehri kurutsun..

ve birden bire olmuyor
zamanla
bütün kertikler aşınır
çizgi kalır hatta onlar bile gider,
incelir hassaslaşır kırılgan olurum
bir gün bir el sarar
güçlenirim




29 Ağustos 2023 Salı

sevmeye devam etmek için,

olmak istemediğim noktada olmak ve kaçınılmaza doğru ilerlemek

hissizleşiyorum albayım

o kadar çok ve uzun sevmek istemiştim halbuki

çok defa kırdığında

en çok 

sevmeye devam etmek için,

iyileştirdim kendimi..

içindeki çocukluğu sevmiştim

özgünlüğünü

beni sevmesini sevmiştim 

biz olma halimizi

perdesiz konuşabilmeyi

bir olma halimizi..

birbirimizin gözündeki yaşları sildiğimiz zamanları

bazen aynı

bazen başka başka şeylere ağladığımız anlarda..


yirmidokuz ağustos ikibinyirmiüç

 Her şeyi anladığını sanmakta bir çeşit körlük aslında, ön yargı 

hele ki bir kişiyle ilgili böyle  kanılar çok yanıltıcı!

Olayı durumu kendi perspektifinden görüp kendi bilincinle işleyip karşıdaki kişi(kişiler) de böyle düşünüyordur yapıyordur demek  ne kadar doğrudur ve gerçeğe kadar götürür.

İnsanın ilk mücadelesi sanı ve yargıları olmalı ki geniş perspektife sahip olup doğru karara ulaşabilsin


21 Ağustos 2023 Pazartesi

Yirmibir Ağustos İkibinyirmiüç

 Bu gerçeği anladıktan sonra insan yeniden aşık olabilir mi?

aşkın büyüsünün, ona yüklediğin anlam ve dolayısıyla kendi yansıman olduğunu fark etmek hem müthiş hem de korkunç!

İllüzyon devam etsin istiyor insan bütün hileleri gördüğü halde..

Etmiyor beyin şapşal görmüyor musun? diyor sürekli..


YOKLUĞUNDA

8 Ağustos 2023 Salı

08/08/2023

 yolları severim

dolap beygiri gibi dönüp durduğum değil hep gidilen 

tekrar tekrar geçilmeyen yoları..

Anlaşılmayı beklemiyorum artık

ve kendimi anlatmayı yeniden yeniden..

olduğum gibi olduğum kadarıyla

kendimi bilerek ne kadar sürecekse

o kadar yaşamayı

kendi keyfimin istediği şekilde

yalansız sade

sadece..

iki yabancı


sekiz sekiz ikibinyirmiüç

 bazen bir kayıp

bir durum da

konuşamaz insan 

düğümü boğazında kalakalır.

bu günler böyle geçiyor birbiri ardına

geçecek

soru sorulmayan

yalnızlığa ihtiyacım var..

15 Haziran 2023 Perşembe

yol, yolcu, değişim

hiç bir aydınlığı olmayan yolda yürümek için inat etmemeli gerekirse gittiği kadar yolu geri dönmek pahasına yolunu değiştirmesini bilmeli aklın varlığını hatırlamalı ve kullanmalı..

15 Mayıs 2023 Pazartesi

on beş mayıs ikibinyirmiüç

 kendimdeki değişimi hissederek sindirerek yaşarken

ülkem için de umudumdu ve kendim kadar isteğimdi değişim.

Böyle kala kaldım 

öfkelendim

günlerce üzüldüm yediğim lokma boğazıma dizildi

deprem bölgesi için elimden geldiğince bir şeyler yapmaya çabaladım.

onlar kader dedi

ben küfrettim 

ekonomik durumu kötü olan insanlar için de ayrı üzülmüştüm.

Boşunaymış

Kafalar öz benlikten çıkmış zihniyet ortadoğunun bile altında bir seviyeye inmiş ne acı..

ve kadınlar

bunu nasıl yaptınız kendinize..

10 Mayıs 2023 Çarşamba

şeker değilim ki

en sevdiğim saatler akşam üzeri gün batımı zamanı
dün yürüyüş yapmaya karar vermiştim tam hazırlıklarımı tamamladığımda yağmur sepeledi,
üff dedim şimdi yürüyemem kısa bir ikilem süresi yürümeye karar verdim kendimi gazlayarak
şeker değilim ki))) 
Parka ulaştığımda çimler yeni biçilmiş çok az denebilecek insan var, yağmur tam ahmak ıslatan cinsten eşlik ediyor, çisentili yağmur, çimen kokusu ve ben sanki dünyada değil sonsuzluğa yürüyorduk öyle iyi geldi ki ruhum tazelendi..


8 Mayıs 2023 Pazartesi

sekiz mayıs ikibinyirmiüç

en çok dinginliğimi seviyorum
öfke nöbetlerimi değil.
Bunun bir bedeli var elbette
uzaklaşmam gerekiyor insanlardan.
Ruhum yalnız gemisinde usul usul yol alıyor,
ve kayboluyor tüm siluetler uzaklaştıkça.. 

18 Nisan 2023 Salı

Öyle bir nisan günü..

 ruhum öylesine başıboş öylesine sükun

ne öfkesi var ne nefreti

güzel bir nisan günü gibi,

ne sıcak

ne soğuk

etrafta tabiatın mis kokusu..

elimde elinin sıcaklığı,

kalbimde taşan sevgin..

sanki yirmi yaşında gibi..

coşkun yaşama sevinci dolaşıyor damalarımda

öyle bir nisan günü..



şimdi gel de aşka inama..


23 Şubat 2023 Perşembe

çocuklar hiç ağlamasın

 kaç gündür beynimi kemiren bir his var

okuduğum gördüğüm haberlerde beni huzursuz eden ne yapabilirim dedirten bir his!

Çocukları düşünüyorum kötülüğün içinde yapayalnız kalmış çocukları, 

ne yapabilirim onlar için?

Birinin yaşamına dokunmak yuvası olma fikri çok sık geliyor 

büyük bir sorumluluk doğurmayı düşünmezken bir çocuğa yuva olmak yaralı bir yüreğe merhem olmak

Bu kendi kendime yapabileceğim bir yolculuk

arkadaş dost aile bu konulara mesafeli 

onlarla konuşmak dahi istemiyorum

hem ben her kararımı tek başıma aldım!


18 Ocak 2023 Çarşamba

Ağıt

 feryat figan edince mi ağıt oluyor,

sessiz içe akıtılan yaşlar da ağıt sayılmaz mı?


2 Ocak 2023 Pazartesi

Ben, kendim, canım kendim...

  ne konuşmak istiyorum

ne de sitem etmek!

kendime sarılıp kendimi iyileştirmek istiyorum..

biliyorum kendimden başka kimsem yok!


3 Ekim 2022 Pazartesi

gidişler gidemeyişler

 bütün eşyalarım derli toplu

giderken küçücük bile iz bırakmama taraftarıyım

kalmasın bir harfim kelimem bile

kitabına çizdiklerimi bile alıyorum..

bu yanımdaki eşyaların esiri olmadan benim için değerini kalbimdeki anıları

azalıncaya kadar tutup dağıtıyorum..

Benim iyileşme yolum bu!

Herkesin dert ortağı olup kendi derdimi anlatmayı bilmiyorum bu çok acı veriyor..

birikiyor birikiyor toksin bir şey içimde ve yapışıyor en çok kalbime

sertleşiyor katman katman

ve sıkıyor bütün hislerimi

bir karabasan gibi bağırıyorum

kendim bile duyamıyorum sesimi..


Derinden...

30 Ağustos 2022 Salı

Otuz Ağustos İki Bin Yirmi İki

 Bu günlerde çok çabuk ağlıyorum

bir şarkı dinlerken bazen bir reklam izlerken bile..

Aşırı stres altında atamadığım çığlıkların sessizce süzülmesi belki de

yalnız yorucu çok yorucu..

Bunca zamandır çalıştığım sektör sevdiğim bir işim vardı bir sürü insanla uğraşmama rağmen..

Şimdi  bilgisizlikleriyle, sığ bilgileriyle bağnazlık ve giderek yobazlaşmalarıyla insanlardan soğudum..

İnsanla çok iç içe olmayan bir iş istiyorum, uğraş, hobi... 

Hayatıma bu sığ firmada sinsi insanların arasında devam etmek istemiyorum bunu netleştirdim kafamda.

Tüm enerjimi emeğimi sömürüp benim tüm vasıflarımla ayakta duran bu firmanın beni daha fazla tüketmesini emeğimi hiçe saymasını istemiyorum.


27 sen iş hayatının 19 yılı bu firmada geçti ve büyük bir çoğunluğunda yöneticilik yaptım. Adil ve çalışanın haklarını korumaya gayret ettim yalnız patron tarafından torpilli çalışanların varlığı hep sinirimi bozdu asalak patron kontenjanından hiç bir ilerleme göstermeksizin ay sonu maaşını alan düzeni bozan bir sürü kımılla uğraştım çoğu ilahi adaletin de yardımıyla temizlendi

Ve kadınlar bir kadın çalışan olarak onlara küçük dokunuşlarla emeklerinin karşılığını tam alamasalar da 

biraz daha bu firmada kadın bilincini arttırabildim.

Bu heteroseksüel baskın çalışma ortamında kadın olarak çalışmak ve direnmek çok zor.

Tüm davranış ve hareketlerine çok daha fazla dikkat etmek zorundasın konuşmalarına gülüşüne bile,

çünkü bunlar bir erkeğin taciz sonrası samimiyetinden cesaret aldığını gülüşünden rahat olduğunu düşündüğünü duyunca dünyada ki varlığını sorguluyorsun ilk şokla!

19 senedir çalışanlar arasında ayyuka çıkan birliktelik vs olmuştu ama mobbing ve sözlü taciz konumun kullanılması ilk defa oluyordu.

Patron(50) ve patronu  sık ziyaret eden savcı arkadaşı(51)her ikisinin de evli olduğunu belirtmeme gerek yok her halde,

olayın iç yüzü benim 23 yaşında 1,5 senedi yanımda çalışan asistanım gösterişli güzel hanım hanımcık bir kız, evli olan savcı bizim patrona kızımızla yemek yemek istediğini söylüyor,  patron güya bilmiyormuş maksadını bizim kızımızı odasına çağırıyor ve savcının onunla yemek yemek istediğini söylüyor, kızımız ne için olduğunu maksadın ne olduğunu soruyor patron bilmediğini söylüyor.

Bu arada kızımızda savcı hakkında bilgi sahibi değil sadece yaşlı olduğunu ve bekar olduğunu düşünüyor ve yine de ret ediyor, bir kaç gün sonra da evli olduğunu şirkette çalışan birinden öğreniyor hatta 23.08.2022 17:20 civarında öğreniyor.

Sonrasında benim yanıma gelip işten ayrılmak istediğini bildiriyor bende halini beğenmediğim için 

kızı rahatlatıp konunun ne olduğunu öğreniyorum.

Kızı evine gönderiyorum, o sırada şirkette bulunmayan patronu çağırıp, olanları anlatıyorum bu durumu açıklamasını istiyorum.

O an ki hali mimikleri tepkisi samimiydi biz ne yaptık düşünemedim gibi şeyler söyledi yine de ikna olmadım ve evli bir arkadaşınız bizim bekar ve 23 yaşında çalışanımızla yemek yemek istiyor siz bunu iletiyorsunuz kendinizi ne konuma düşürdüğünüzün farkında mısınız? diyorum.

Ben gerçekten düşünemedim bana yardımcı ol dedi,

benim tarafım belli dedim 

ne yapabiliriz bir bakalım tüm detaylarıyla kızımızdan bir kere daha dinleyeyim diye şirket dışında kızımızla görüştüm ve kızımıza haklı olmasan bile ki haklısın ben senin yanındayım dedim

görüşmeden sonra patron beni tekrar aradı ve savcının kızımızı oğlu için düşünüyormuş biz yanlış anlamışız dedi.

Size söyledi mi bu teklifte bulunurken diye sordum ve yanıtı hayır oldu buna inanmadığımı çevir kazı yanmasından öte olmadığını söyledim.

Ertesi gün öğle gibi savcı geldi benim yediğim bir halt yok dercesine

beni patronun odasına çağırdılar odada patron savcı ve ben vardık ve savcı konuşmaya şöyle başladı.

utanmıyor musun patronuna p..vnk derken, dedi

Ben öyle bir şey demedim dedim bu ne anlama geliyor açıklayın dedim, kendinizi koyduğunuz durumun farkında mısınız dedim sadece. Bana örnekler olaylar baskı vs ile siyah gelişen olayı beyaz anlamam için çabaladı.
ne kadın gibi düşündüğüm kaldı, ne iyi bir yönetici olmadığım bu olayı iyi yönetemediğim kaldı.

ben sadece şunu dedim sadece bir işim var onu da kaybedeceksem kaybederim ama inanmadığım bir şeyi onaylamamı isteyemezsiniz dedim. Sabit fikirli ve gelenekçi dar görüşlü oldum bu sözümün ardından. 

Bu iş yerinde kalmama kararımı hızlandırdı bu durum artık zihnim kararsız değil net ve dupduru 

bu iş yerine çok emek verdim şirket 32te iken 10'a taşıdım fazlasında gözüm yok lakin mevcut haklarımı bu insanlara bırakmak istemiyorum bu da net zihnimde.

Sözde inançlı oluşuyla övünen insanların çıkarları doğrultusunda diğer insanların hayatının hayallerinin

hiç bir önemi olamadığını görmek çok sarstı beni bunlardan birinin bu ülkenin Cumhuriyet Savcısı olması bu adamın bir kadının hakkını koruyacak olması tacizciden tecavüzcüden mümkün mü?

Kurda emanet kuzu hikayesi gibi..

Üzgünüm bir kadın çalışanımın ilk iş deneyiminde gayretle çalışırken hayal kırıklığı yaşamasına,

ister istemez oluşacak korkularına benim yönettiğim bir şirkette olmasından dolayı çok üzgünüm..


son olarak yasal olarak haklarını arayabileceğini söyledim bu şirketten de çıkışını vererek yasal haklarını almasını sağladım en azından elimden gelen buydu.




Gözlerim Denizlerde

11 Ağustos 2022 Perşembe

yine yeni yeniden, motivasyon yükleniyor...

 Aynı kalırsak var olmuş oluruz!


Değişirsek dönüşürsek ve içimizdeki potansiyeli fark ederek bunu yapabilirsek çok daha iyi yaşamış olmaz mıyız?

Eylemsizlik diyordu bir bilim insanı mı uzman mı bilemiyorum cezalandırır sizi bu cümle beni çok etkiledi ve devamında cezası da depresyondur ve keyif almamadır diyordu hayattan.

Eylemsiz değilim günde 11 saat çalışıyorum minimum lakin bu eylemin bende yarattığı duygu otomatik makine veya köle gibi bir his!

Son iki yıldır çok az kitap okuduğumu hobilerimi elime çok az aldığımı düşündüm..

koştururcasına değil keyifle ince ince işlemek ve bir şeyler ortaya çıkarmak çok keyifli..

sistem ot çöp fena buna rağmen yine yeni yeniden..