Bu günlerde çok çabuk ağlıyorum
bir şarkı dinlerken bazen bir reklam izlerken bile..
Aşırı stres altında atamadığım çığlıkların sessizce süzülmesi belki de
yalnız yorucu çok yorucu..
Bunca zamandır çalıştığım sektör sevdiğim bir işim vardı bir sürü insanla uğraşmama rağmen..
Şimdi bilgisizlikleriyle, sığ bilgileriyle bağnazlık ve giderek yobazlaşmalarıyla insanlardan soğudum..
İnsanla çok iç içe olmayan bir iş istiyorum, uğraş, hobi...
Hayatıma bu sığ firmada sinsi insanların arasında devam etmek istemiyorum bunu netleştirdim kafamda.
Tüm enerjimi emeğimi sömürüp benim tüm vasıflarımla ayakta duran bu firmanın beni daha fazla tüketmesini emeğimi hiçe saymasını istemiyorum.
27 sen iş hayatının 19 yılı bu firmada geçti ve büyük bir çoğunluğunda yöneticilik yaptım. Adil ve çalışanın haklarını korumaya gayret ettim yalnız patron tarafından torpilli çalışanların varlığı hep sinirimi bozdu asalak patron kontenjanından hiç bir ilerleme göstermeksizin ay sonu maaşını alan düzeni bozan bir sürü kımılla uğraştım çoğu ilahi adaletin de yardımıyla temizlendi
Ve kadınlar bir kadın çalışan olarak onlara küçük dokunuşlarla emeklerinin karşılığını tam alamasalar da
biraz daha bu firmada kadın bilincini arttırabildim.
Bu heteroseksüel baskın çalışma ortamında kadın olarak çalışmak ve direnmek çok zor.
Tüm davranış ve hareketlerine çok daha fazla dikkat etmek zorundasın konuşmalarına gülüşüne bile,
çünkü bunlar bir erkeğin taciz sonrası samimiyetinden cesaret aldığını gülüşünden rahat olduğunu düşündüğünü duyunca dünyada ki varlığını sorguluyorsun ilk şokla!
19 senedir çalışanlar arasında ayyuka çıkan birliktelik vs olmuştu ama mobbing ve sözlü taciz konumun kullanılması ilk defa oluyordu.
Patron(50) ve patronu sık ziyaret eden savcı arkadaşı(51)her ikisinin de evli olduğunu belirtmeme gerek yok her halde,
olayın iç yüzü benim 23 yaşında 1,5 senedi yanımda çalışan asistanım gösterişli güzel hanım hanımcık bir kız, evli olan savcı bizim patrona kızımızla yemek yemek istediğini söylüyor, patron güya bilmiyormuş maksadını bizim kızımızı odasına çağırıyor ve savcının onunla yemek yemek istediğini söylüyor, kızımız ne için olduğunu maksadın ne olduğunu soruyor patron bilmediğini söylüyor.
Bu arada kızımızda savcı hakkında bilgi sahibi değil sadece yaşlı olduğunu ve bekar olduğunu düşünüyor ve yine de ret ediyor, bir kaç gün sonra da evli olduğunu şirkette çalışan birinden öğreniyor hatta 23.08.2022 17:20 civarında öğreniyor.
Sonrasında benim yanıma gelip işten ayrılmak istediğini bildiriyor bende halini beğenmediğim için
kızı rahatlatıp konunun ne olduğunu öğreniyorum.
Kızı evine gönderiyorum, o sırada şirkette bulunmayan patronu çağırıp, olanları anlatıyorum bu durumu açıklamasını istiyorum.
O an ki hali mimikleri tepkisi samimiydi biz ne yaptık düşünemedim gibi şeyler söyledi yine de ikna olmadım ve evli bir arkadaşınız bizim bekar ve 23 yaşında çalışanımızla yemek yemek istiyor siz bunu iletiyorsunuz kendinizi ne konuma düşürdüğünüzün farkında mısınız? diyorum.
Ben gerçekten düşünemedim bana yardımcı ol dedi,
benim tarafım belli dedim
ne yapabiliriz bir bakalım tüm detaylarıyla kızımızdan bir kere daha dinleyeyim diye şirket dışında kızımızla görüştüm ve kızımıza haklı olmasan bile ki haklısın ben senin yanındayım dedim
görüşmeden sonra patron beni tekrar aradı ve savcının kızımızı oğlu için düşünüyormuş biz yanlış anlamışız dedi.
Size söyledi mi bu teklifte bulunurken diye sordum ve yanıtı hayır oldu buna inanmadığımı çevir kazı yanmasından öte olmadığını söyledim.
Ertesi gün öğle gibi savcı geldi benim yediğim bir halt yok dercesine
beni patronun odasına çağırdılar odada patron savcı ve ben vardık ve savcı konuşmaya şöyle başladı.
utanmıyor musun patronuna p..vnk derken, dedi
Ben öyle bir şey demedim dedim bu ne anlama geliyor açıklayın dedim, kendinizi koyduğunuz durumun farkında mısınız dedim sadece. Bana örnekler olaylar baskı vs ile siyah gelişen olayı beyaz anlamam için çabaladı.
ne kadın gibi düşündüğüm kaldı, ne iyi bir yönetici olmadığım bu olayı iyi yönetemediğim kaldı.
ben sadece şunu dedim sadece bir işim var onu da kaybedeceksem kaybederim ama inanmadığım bir şeyi onaylamamı isteyemezsiniz dedim. Sabit fikirli ve gelenekçi dar görüşlü oldum bu sözümün ardından.
Bu iş yerinde kalmama kararımı hızlandırdı bu durum artık zihnim kararsız değil net ve dupduru
bu iş yerine çok emek verdim şirket 32te iken 10'a taşıdım fazlasında gözüm yok lakin mevcut haklarımı bu insanlara bırakmak istemiyorum bu da net zihnimde.
Sözde inançlı oluşuyla övünen insanların çıkarları doğrultusunda diğer insanların hayatının hayallerinin
hiç bir önemi olamadığını görmek çok sarstı beni bunlardan birinin bu ülkenin Cumhuriyet Savcısı olması bu adamın bir kadının hakkını koruyacak olması tacizciden tecavüzcüden mümkün mü?
Kurda emanet kuzu hikayesi gibi..
Üzgünüm bir kadın çalışanımın ilk iş deneyiminde gayretle çalışırken hayal kırıklığı yaşamasına,
ister istemez oluşacak korkularına benim yönettiğim bir şirkette olmasından dolayı çok üzgünüm..
son olarak yasal olarak haklarını arayabileceğini söyledim bu şirketten de çıkışını vererek yasal haklarını almasını sağladım en azından elimden gelen buydu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder