9 Ekim 2024 Çarşamba

dokuz ekim ikibinyirmidört

 Kıskançlık kendi gösteremediğin başarıyı hazmedememek ve ilerlemek için çaba göstermemek 


bunun için ilkel bir duygu demeyeceğim onun yerine daha cüretkar bir laf ederek zeka geriliği diyorum.

İlişkilerde ki kıskançlıkta çok gereksiz ve tüketici, tüketip insanın ağzını acıtan tabakaya kadar 

inmemek lazım ağızdaki hoş lezzet hatırlanmalı.

Bu biriktirilen acı tat insan ağzının florasını bozup ve güzel tatları bile algılatmıyor.


7 Ekim 2024 Pazartesi

Güz Sancıları

görevler, beklentiler, istekler;

benden hep bir şeyler beklenildiğinden olsa gerek beklentisizim..
gönüllüsü olduğum veya olmadığım tüm görevlerden ve hatta
zorunlu olanlarından bile istifa etmek şu ara en çok istediğim şey..
İsteklerime gelince sadece dinginlik ve sessizlik istiyorum şu an
maddi hiç bir isteğim yok.
Bu isteğimi evrenin ulu yaratıcısı umarım yanış anlamaz 
ve mutlak sonumu çok da öne almaz çok uzun uzadıya kalmak gibi bir isteğimde yok
lakin çok hızlı yürüdüm şimdi ise daha yavaş yürüyerek manzaranın tadına varmak istiyorum
derin derin solumak doğanın nefesini..

Yorgun bir insan bundan başka ne isteyebilir ki?

Anlaşılmak mı?

Kimler anlaşılmış ki? Ben anlaşılayım!
Yakınında ki ailen, sevdiklerin anlıyor mu ki? uzağında ki anlasın!

Umudumu insana dair kaybedeli bir hayli oluyor, insanın bencilliğini de bir miktar anlıyorum
kendini görmemesini anlamıyorum bu kafa saksı değil içindeki de henüz toprak değil
biraz kullanın!
ve kalp bu dünya ile uyumsuzluğumun müsebbibi 
daha hissiz,
sağır
ve
kör olmayı isterdim..






3 Ekim 2024 Perşembe

Erdem


erdemli bir insanın erdemi nasıl ölçülür?

hiç bir olaya, olumsuz ortam ve duruma maruz kalmayan 

hep saygın kalmayı başarmış kişilere erdemli demek bana biraz kolaycılık gibi geliyor.

Bayağılığın içinde kendini kaybetmemiş, alçaklığın hainliğin içinde doğrudan yana olmuş, 

düzen bozulduğunda erkten yana olmamış, yuvarlak konuşmak yerine doğruyu konuşma cesaretinde olan 

için erdemli demek çok daha doğru geliyor.

sonsuz bekleme odası



1 Ekim 2024 Salı

bir ekim ikibinyirmidört

 bazen kaskatı duygusuz beton gibi

koşuşturmalar ajitasyon zırlamalar bağırış çağırış 

hiç duygu emaresi belirmiyor içimde..

bazense günlerce ağlayasım geliyor

bir reklama bir kedi videosuna okuduğum bir kitaba

beni ağlatan kısmını defalarca okuyarak hem de ağlayabiliyorum.

gülmek mi?

gülmeyi de iyi bilirim lakin istediğime


zihnim de bedenim de yoğun, yorgun..

yine uzun yürüyüşlerin vaktidir...