28 Ekim 2015 Çarşamba

yirmisekiz ekim

her insanı üretkenliğe, yazmaya çizmeye iten duygu halleri vardır,
bu hallerin itici gücü duygular olsa da biz ilham dediğimiz soyut kavrama ithaf ediyoruz
benim üretkenliğim de itici duygum hüzünlü ve oldukça melankolik..
Okuduklarımda da sanırım hep bu yönde seçiciliğim var
mutlu karakterlerin olduğu kurgu romanlar, biyografik romanlar okumadım hiç bunun için özel bir seçicilik yapmadan böyle oldu hep nedense!
Genel tespit yapmak için oldukça sığ bilgiye sahibim, çok okunanlar listelerine baktığımda da
hüzün, dram ve melankolinin ezici bir hakimiyeti olduğunu gördüm sadece...




8 Eylül 2015 Salı

asla asla dememeli

henüz otuzlu yaşlara gelmeden de imtina ederdim
hiçbir şeyi kınama ve asla büyük laf etme diye...
yaşamın içinde karşılaştığım durumlar onayladığım, onaylamadığım bir sürü haller oldu
lakin kimseyi yargılamadım şu veya bu sebepten
insanız beşer şaşarız dedim hep!
şimdi içinde bulunduğum durum öyle büyük laflık veya aykırı değil ama
yine de kaçındığım bir durum olması da ironik...

hayat kısa, kuşlar ötüyor...




5 Ağustos 2015 Çarşamba

yalnızlığın ötesi

"Yalnızlık;
l
Yalnız kaldınız sanırsınız,
Biliyorum
Yalnız bırakılmışsınız,
Biliyorum.
Ötesi yok.
ll
Ötesi var
Yalnızlık
Müziğin bile seni dinlemesidir
Yalnızlık
İnsanın kendine mektup yazması.
Ve dönüp-dönüp onu okuması
Yalnızlığın da ötesidir."

Ö. Asaf


"yalnızlığı dinleyen müzikler"

4 Ağustos 2015 Salı

zor

bir yol olsaydı..
bir yolu olsaydı..
bu aptal gönlün tersine kürek çekmek çok zor... 

31 Temmuz 2015 Cuma

temmuz da bitti

Sen hiç görmedin
Baştan böyle yazılmış
Yok kimsesi kimsenin
hiç kimsenin...



3 Temmuz 2015 Cuma

Şair de şairmiş ha! Yazıyor da yazıyor banamısın demiyor..

Ne çok isterdim yazabilmeyi
Yeni kelimeler biriktirip şairleri kıskandırabilmeyi,
Ben şahsen Edip Cansever'i, Orhan Veli'yi, Can Yücel'i, aslında hepsini fena kıskanıyorum.
Ne güzel adamlar ne güzel kelimeler 

18 Mayıs 2015 Pazartesi

iğdeler...

içimde mor leylaklar açalı bir hayli olmuştu,
şimdi dışımdaki iğde kokusu beni sarhoş eden...


çok şükür,bin şükür,
bu günlerime...


10 Mayıs 2015 Pazar

bu günlerde

yaklaşık bir haftadır evdeyim iki kitap bitirebildim
ve bir gün de izleyeyim dedim şu meşhur gündüz kuşağı programlarını  o da cuma günüydü                                                              
ne acınası bir haldeyiz nasıl bir afyon?

yirmi yaşındaki kız veya oğlanınn ne işi var evlendirme programında?

yaşı kemale ermişleri bulamamışları bir nebze anlamaya çalışıyorum da!

ya o tarz aklı az noksan kızlar nasıl kısa yoldan köşeyi dönerim çabaları vallahi çok yazık bu memlekete!                                                                                                                                                                          bizden bir cacık olmaz bu kafayla!

.................................................................                                                                                                                                                                                                                                                                      çok yormamalıyım kendimi buna zihnimde dahil öyle dediydi doktor ve arada doktorları da dinlemek lazım!




15 Nisan 2015 Çarşamba

neyin kafası...?

Varşova fotoğraflarıma bakarken bu günlerdeki ruh halime yakın bir fotoğrafı gördüm ve çektiğim günden daha çok beğendim!

Kafam kocaman, ağır, düşünceli, bıkkın, özlemli, gerekli gereksiz bir dünya şey ile dolu...

Ayaklarımda ruhumda yürüme ve koşma isteği, kulağımda da Fryderyk Chopin olsun..


14 Nisan 2015 Salı

uzaktan


Uzaktan seviyorum seni!
Kokunu alamadan,
Boynuna sarılamadan.
Yüzüne dokunmadan.
Sadece Seviyorum!

Öyle uzaktan seviyorum seni!
Elini tutmadan,
Yüreğine dokunmadan.
Gözlerine dalıp gitmeden.
Şu üç günlük sevdalara inat,
Serserice değil adam gibi seviyorum.


Öyle uzaktan seviyorum seni!
Yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.
En çılgın kahkahalarına ortak olmadan.
En sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan.

Öyle uzaktan seviyorum seni!
kırmadan,
Dökmeden,
Parçalamadan,
Üzmeden
Ağlatmadan uzaktan seviyorum.

Öyle uzaktan seviyorum seni!
Sana söylemek istediğim her kelimeyi,
Dilimde parçalayarak seviyorum.
Damla damla dökülürken kelimelerim,
Masum beyaz bir kağıtta seviyorum..


C. Süreya












27 Mart 2015 Cuma

gel

bugün işe gelirken üç kanalda üst üste bu şarkı denk geldi bende sevdim..

gel

24 Mart 2015 Salı

mart kaytarması

ne güzeldi yürümek
ne güzeldi baharı solumak
iş gününde, işle beraber azıcıkta kaytarmak ne güzeldi.
ve ne güzeldi!
güneşin ısıtması
yolların arnavut kaldırımlısı..





17 Mart 2015 Salı

affetim

affettim
önce sessiz söyledim sadece kendi duyabileceğim kadar,
bugün bağıra bağıra söylüyorum!
AFFETTİM..

12 Mart 2015 Perşembe

al-ıntı

Seni sevmeyene fazla sabır gösterme.
Sabrın adı yüzsüzlük olur..
Bu kadarla kalmaz
Fedâkarlığın eziklik,
Sevgin de kişiliksiz olur...

Rumi















2 Mart 2015 Pazartesi

hikaye

her şeyden bir hikaye yazılabilir
dibinde bir yudum çay kalmış bardaktan
müslüm gürses'in "affet" şarkısından
camda boynu eğik duran kaktüsten
ofisin şu an manzarası olmuş inşaat vinçlerinden bile...


17 Şubat 2015 Salı

es

Uzaklar bana iyi geliyor
İş güç koşuşturma da olsa
Yorgunluktan bitap da düşsem
O bitmeyen iç sıkıntım bitiyor
Nefes alabiliyorum bir nebze...

Tanımadığım, dilini bilmediğim insanların arasından geçerken
Daha bir özgür hissediyorum kendimi geçici de olsa,
Güzel kısa bir es....


11 Şubat 2015 Çarşamba

gidilmez

bazen bir şiiri
bazense bir şarkıyı yakın hissetmek..


bu havada gidilmez...

23 Ocak 2015 Cuma

izler

saatlerden, günlerde aylardan ve yıllardan hoşlanmıyorum
yaşlanmaktan korktuğumdan değil, bilakis tek sevdiğim yanı zamanın,
yaş almak diyebilirim...

ben zamanın iz düşümlerine takılıyorum tümüyle
açılan yaraların kocaman oyuklara dönüşmesine,
mesela özlemlerin halka halka katmanlaşmasına...