o gün gelmişti, kaçmaya çalıştığım benim yerime o bitirsin dediğim o gün!
böyle oluyormuş ayrılıklar, ne kadar dirensen de bazen kaçınılmaz oluyormuş..
Kötü bir mirasım vardı güven konusunda hiç bir erkeğe tam olarak güvenmedim babamdan ötürü..
ve ben hep babama benzerlerini seçtim her defasında dozu arttırarak kötü bir bağımlılık çocukluktan gelen gözün gördüğü, aklın bildiği pisişik bir durum..
Aynı babam gibi bencil narsist ve manüpülatif tipleri sanki tüm action onlardaymış gibi.
yaşadıklarımdan pişman değilim her anından lakin zarar vermeye dengemi bozmaya başladığında
devam etmenin zararını görmezden gelmek hiç sağlıklı değil
Babama kızarım hala
ama anneme de kızarım
en büyük korkum babam gibi adamlardan çok
annem gibi içinin kabul edemediği durumları kabul edip devam etmekti.
annem yalnız bir kadın bu dünya da anne babasını erken kaybetmiş yarım desteye yakın kardeşlerinden hiç biri on anlayabilecek düzeyde değil o nedenle tüm üzüntüsünü bana çok erken anlattığı için çok empati oluşturmuş olabilirim ama ben annem değilim..
bütün erkekler de babam değil!
Düşeceğim, kalkacağım
yürüyeceğim, koşacağım
durmayacağım
Ağaçlar durur, evler dağlar durur
ve istasyonlar...
ben sadece buralarda konaklayacağım..
büyük laflar etmek istemiyorum..
Özlüyorum daha da özleyeceğim
bu zamanlarda o günlere doldurup rakımı
kadehimi kaldıracağım..
zdorov'ye
...güz mezarına gömsünler bizi
Her şey iki kutuya sığdı,
biblolar
rüzgar çanları
ve irili ufaklı bir sürü deniz kabuğu
zihnimdekileri kaç kutuya sığdırabileceğim
ya kalbimdekileri?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder